Yeni aldigimiz her kanepe, yeni bir örtüye gebe... Hem de bir kez dahi oturulmamasi şartı ile.. Yeni bir renk, taksidi ile ömrünü yarıştırma kabiliyetiyle. Eee hayat bu ya bir de her daim geçim sıkıntısı var serde. Hep çocuklarına yeni bir hayat düşlemenin hayaliyle, öyle tertemiz yillarca durdu o arkasına saklandığı örtüleriyle bizim kanepe..
Büyüdükçe geçmişe götürüyor beni her yeni hikaye. Kim demiş kız annesine benzemez diye? Bir yerlerde saklanıyor annene ait bir çok hal hareketi içinde. Olmadık yerlerde ortaya çıkıyor birdenbire. Çorbayı karıştırışında, bir yemek sunumunda.. Şimdikilerin kanepeye örtü örtmemesinde saklı değil belki ama, bir yerlerde gizli aslında..
Örtüler örtülü, kanepe kirlenir mi diye? Bence kesinlikle yılları saklama dürtüsüyle. Ahhh annem kaç yılı sakladı o kanepe.. Renginin solmasına izin vermediğin, baş köşede ki yeriyle...
Saklayamıyoruz ya hayatımızdakileri kaderden, yaşananlar unutulup gidiyor ya bulundukları yerden, bari kanepeler saklasın maziyi bir kaç yıl daha derinliklerinden. Kardeşimle yaramazlığı, senden sakladığımızı sandıklarımızı, o küçüklük korkularımızı, hayatın çok zor olduğunu sandığımız yılları... O küçücük şeylerle büyük mutluluklar yaşadığımız, hiç gitmeyecek dediğimiz kişilerin hiç bitmeyecek sandığımız zamanlarını. Cebimizdeki demir paranın bizi istediğimiz her şeye sahip yaptığı yılları... Büyümenin boy, kilo artışı olduğunu sandığımız, dışarı çıkmaların bizi özgürleştirdiği yanılgısına kapıldığımız o eski zamanları..
Büyüdükçe anladık ya tutsaklığın ebeveynin vermediği izinde değil taa içimizde saklı kaldığını. Büyüdükçe.. Bilemedim karşıdan karşıya geçerken elimi bıraktığın zamanların hayatımda ettiği yerini. Bilemedim artık yaşamın bana sunduğu her şeyi ilk elden göğüslemem gerektiğini...
Eskimesin izin vermediğin o kanepe... Eskimesine izin vermemenin aslı kanepe miydi ki ne? İzin vermeseydin keşke yüreklerimizin eskimesine.

Babaannem özellikle açık renkli kanepelere hep örtü örterdi çabuk kirlenmesin diye. Örtüyü kaldırdığı vakit otursa bile dikkatli otururdu kirlenmesin,leke olmasın diye. Hep derdim ona aman babaanne ne olacak ki elbet eskiyecek tadını çıkararak otur derdim ve bana ben ölüne kadar böyle, ben ölünce tepe tepe kullanırsınız derdi. O gitti, örtüyü kaldırdık ama ben istemsizce o koltuğa oturamaz oldum kirleteceğim diye.
YanıtlaSilAllah rahmet etsin... Dünyanın kıymetini onlar mı bilmedi biz mi bilemiyorum ama ne varsa eskilerde var cümlesini de çok seviyorum:)
Sil