Ah bu hayat şarkısı, her şeye rağmen.... Herkes kendisi mi yazar şarkısını.. Düşündüğümüzden ne kadar farklı? İnsan neyi ister de, neyi yaşar şu hayatta... Neyi ne kadar istediğini bilmeden .. Yeni bir şarkı yazsam kendime öyle derinden. Hisli hisli.. Damarlarımda dolaşan kan gibi sarsa tüm vücudumu hayatımın şarkısının bana bıraktığı yaşam telaşı...
Hep yen bir şarkının melodileri dolaşır ruhumda... Yaşanılan her şeye, herkese rağmen yine yine yeniden.. Uzatır başını bir yerden, şarkı başlar, herkes susar... Her şey yalan diye bağırırken arka fon, gözlerini kapatarak söyler sözlerini şarkısı hayatın taaa içinden. İşte yine yeniden, yeni kelimelerin bir araya gelmesiyle, mırıldanmaya başlar öyle derinden... Zaman zaman hayatın ritmini yakalar.. Zaman zaman savruk, her şeye inat... Her yenilik bir inat, her inat bir baş kaldırış... Her etki bir tepki, her yeni etki yeni bir tepki... Ta ki döngü kendini oluşturana dek sürüp gidecek hayatımın yeni ritmi...
Güneşi açtıran da, batıran da biz.. İnsan içinin huzuruyla kalır. Mekan değişimi kaygının artmasıyla, zamanın geçmesi için oyalama yaratır... Biz zamana bırakırız da her şeyi, ola ki zaman da bize bırakır! Bu kadar çok çözüm beklerken zamandan, zaman çözümsüzlüğü bizimle mi paylaşır?
Kafamda deli sorular lafı çıkmamış ola ki yoktan yere, bu kadar karışıklığı açıklaamak zor başka dilde:) Anladım ki kişi ne zaman zorlansa yaşamın bir yerinde, başlar şarkıyı duymamaya hayatın hiç bir karesinde.. O zaman karıştırarak hayatını, kafasında susturamaz işte bu deli soruları...
Bence biz biz olalım da arttırmayalım soruları, yoksa vesselam ne kadar uğraşsak da duyamaz oluruz hayatımıza ait o o anlamlı şarkıyı....
Hayatımın değiştiğini zannettiğimden beri her sabah kalkıp, bugün nelerin beni beklediğini düşünüyorum.. Kimlere çok kızacağımı, nelere sinirleneceğimi, neleri söylediğim neleri söylemediğim için yaşayacağım pişmanlıklarımı... En öönemlisi de kendimi mutlu etmek için neler yapacağımı ya da neleri yapmayı tasarlayacağımı... Tam olarak merak ettiğim de bu işte. Ne zaman mutlu olmak zorunda hissettik kendimizi ya da hissettirildik... Mutlu olmak için yollar gösterdiler bizlere... Tüketim toplumu olmak için hep somut şylere bağladılar mutluluğumuzu... 'Para harcayın' adı altında hep alın, oturun cafelerde, oturabilmek için giyinin en trend dedikleri şeyleri, giyinebilmek için harcayın.. Yani yapın kazanın harcayın.. Aradaki eksik mi, kapatılır yahu... Lafı mı olur.. Kartlar, taksitler...Sonra ödeme sıkıntıları.. Falanlar filanlar... Ama mutlu olduk de mi aldık, yedik, içtik... hııı doğru ya o dündü, geçen haftaydı... 


